BÂYEZÎD-İ BESTÂMÎ (K.S.) VE OĞLU

Bâyezîd-i Bestâmî (kuddise sirruh) hazretleri gece teheccüde kalkmıştı. Küçük çocuğunun da kalktığını gördü. Gece soğuktu. Uykusuzluk ona zahmet vereceği için şefkatle:
“Ey oğul, gece uzun, sen uyu.”
“Ya siz niçin kalktınız?”
“Ey oğul, Rabbim bana kalkıp namaz kılmamı emretti.”
“Ben Allâhü Teâlâ’nın ‘Muhakkak Rabbin biliyor ki sen muhakkak gece üçte ikisine yakın ve yarısı ve üçte birinde kalkıyorsun, beraberindekilerden bir topluluk da kalkıyor…’ (Müzzemmil sûresi, 20.) âyet-i celîlesini ezberledim. Bu âyet-i celîlede Resûlullâh Efendimizle birlikte gece namaza kalkanlar kimlerdir?”
“Ey oğul, Onlar Resûlullâh Efendimizin (sav.) Ashâbıdır.”
“Öyleyse sen de beni Allâhü Teâlâ’ya ibâdette seninle beraber olmaktan mahrum etme.”
“Ey oğul, sen henüz bâliğ (ibadet ile mükellef) olmadın.”
“Ey Babacığım! Annemi ateşi yakarken gördüm. Önce küçük odun parçalarını tutuşturuyordu. Ben eğer itaati terk edersem Allâhü Teâlâ’nın büyükleri yakmadan önce bizden başlamasından korkarım.”
Hz. Bâyezîd-i Bestâmî’nin gözleri yaşardı ve:
“Ey oğul, kalkabilirsin. Sen Allâh’a ibâdete babandan daha lâyıksın” dedi.

selam ve dua ile..