ÂZÂLARIN ORUCU
Oruç sadece yemek, içmek ve orucu bozan şeyleri terk etmekten ibâret değildir.
Resûlullâh Efendimiz (sav.):

“Nice oruçlular vardır ki ona orucundan kalan sadece açlığı ve susuzluğudur.” buyurmuşlardır.
Muhakkak her âzânın oruçta bir hissesi vardır. Bütün âzâları, Allâh’ın hoş görmediği amellerden sakındırmak lâzımdır.

Gözün orucu, onu harama bakmaktan korumaktır. Resûlullâh Efendimiz (sav.): “(Harama) bakmak İblis’in zehirli oklarından bir oktur. Kim gözünü harama bakmaktan tutarsa Allah onun kalbini nura vâris kılar (kalbini nurlandırır).” buyurmuşlardır.


Dilin orucu onu faydasız sözden menetmek, tutmak, sadece faydalı şeyleri konuşmaktır.


Kulağın orucu onu gıybet gibi Allâh’ın haram kıldıklarını dinlemekten tutmaktır. Zira dinleyen, günahda söyleyene ortaktır.


Elin orucu haramı tutmamak, ayağın orucu harama gitmemektir.


Hâsılı bütün bedeni dînin hoş görmediği şeylerden uzak tutmak lâzımdır.

Oruçtan maksad nefsin şehvetini kırmaktır. Böyle olunca oruçlunun iftarda ve sahurda aşırı yemesi, diğer zamanlarda iki defada yediğini bir defada yemesi doğru olmaz.
Oruçlu gündüz işinin ağırlığına göre işine ve ibâdetine yetecek, kuvvet verecek kadar yemelidir.

selam ve dua ile..