DUYURU PANOSU
FORUMUMUZDA TÝVÝBU, D-SMART ,DÝGÝTURK-BEÝN KANALLARI YERLÝ - YABANCI PLATFORMLARLA ÝLGÝLÝ ,KART PAYLAÞIMI ,ÝPTV ,SERVER PAYLAÞIMDA BULUNMAK,HACK ÝLE KONULAR ve SPONSORLARIMIZ DIÞINDA HERHANGÝ BÝR ÜRÜN SATIÞI YAPMAK YASAKTIR 

Ýletiþim


 WHATSAPP +905354035843


ERK@L


onlineuydudestek@gmail.com

×

NOTICE Bilgilendirme : Bu konu 3902 gün önce baþlatýldý . Konu baþlangýnç tarihi güncel deðilse Konu güncelliðini yitirmiþ yada bu konu ile ilgili son cevap yazýlmýþ olabilir. Eðer yazýnýz doðrudan bu konu ile ilgili deðil ise yeni bir konu baþlatmanýzý tavsiye ederiz....

Hakimiyet-Ý Milliye’nin yeni matbaa makinalarýný inceliyor. (24 Ekim 1929) I Atatürk’ün Çýkardýðý Gazeteler Atatürk, “Minber”, “Ýrade-i Milliye” ve “Hakimiyet-i Milliye” olmak üzere üç gazete çýkarmýþtýr. Yaptýklarýný ve yapacaklarýný halka duyurarak kamuoyu oluþturmak isteyen Atatürk, Kurtuluþ Savaþý’ný baþlattýðý andan itibaren basýndan destek almýþ ve basýnýn gücünü en etkili þekilde kullanmýþtýr. Mustafa Kemal Atatürk, yalnýzca bir asker, komutan, diplomat, politikacý ve devlet adamý

Bu konu 42566 kez görüntülendi 28 yorum aldý ...
Atatürk’ün Çýkardýðý Gazeteler 42566 Reviews

    Konuyu Deðerlendir: Atatürk’ün Çýkardýðý Gazeteler

    5 üzerinden | Toplam: 0 kiþi oyladý ve 42566 kez incelendi.

 
Sayfa 3/4 Ýlk ... 3 ... Son
  1. #1
    Dadaloglu - ait Kullanýcý Resmi (Avatar)
    Offline

    Uye No : 15638
    Üyelik tarihi
    27 Aralýk 2014
    Konum
    Yurtdisi
    Mesajlar
    2.142
     
     Uydu Alýcýsý
     
     Korax ipplus HD 

    Standart Atatürk’ün Çýkardýðý Gazeteler

    Hakimiyet-Ý Milliye’nin yeni matbaa makinalarýný inceliyor. (24 Ekim 1929)
    I
    Atatürk’ün Çýkardýðý Gazeteler
    Atatürk, “Minber”, “Ýrade-i Milliye” ve “Hakimiyet-i Milliye” olmak üzere üç gazete çýkarmýþtýr. Yaptýklarýný ve yapacaklarýný halka duyurarak kamuoyu oluþturmak isteyen Atatürk, Kurtuluþ Savaþý’ný baþlattýðý andan itibaren basýndan destek almýþ ve basýnýn gücünü en etkili þekilde kullanmýþtýr.
    Mustafa Kemal Atatürk, yalnýzca bir asker, komutan, diplomat, politikacý ve devlet adamý deðildi. O, bir düþünürdü de… Atatürk’ün bu yönünü O’nun yazdýklarýndan, söylediklerinden, okuduklarýndan anlayabiliyoruz. Zaten Atatürk’ün düþünür yönü O’nu gazeteciliðe yöneltmiþtir. Düþüncelerini ve yaptýklarýný halka duyurmak için basýnýn ne kadar önemli olduðunu bilen Atatürk, bu gerçeði daha Harbiye öðrencisiyken fark etmiþtir. Bu önem Mustafa Kemal önderliðindeki siyasal eylem boyunca kendini göstermiþtir. Böylece iç ve dýþ kamuoyuyla bað kuran Mustafa Kemal’in yaptýklarý, yapmak istedikleri daha iyi anlaþýlmýþtýr.
    Atatürk, hayatýnýn her döneminde basýna verdiði önemi belli etmiþtir. Örneðin, 1 Mart 1922’de TBMM’yi açarken yapmýþ olduðu konuþmada þöyle demiþtir: “Basýn milletin müþterek sesidir. Bir milleti aydýnlatma ve doðru yolu göstermede, bir millete muhtaç olduðu fikri gýdayý vermekte, özetle bir milletin saadet hedefi olan müþterek istikamette yürümesini teminde basýn, baþlý baþýna bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.”
    Mustafa Kemal’in gazeteciliðe olan ilgisi daha öðrencilik yýllarýnda baþlamýþtýr. Henüz Harbiye öðrencisiyken yönetimin siyaset alanýndaki yanlýþlarýný ve aksaklýklarýný belirtmek amacýyla eleþtiri niteliðindeki yazýlar yayýnlamak için el yazýsýyla bir gazete çýkarmýþtýr. Bu gazetenin yazýlarýný bizzat kendisi yazan Mustafa Kemal, Mektepler Müfettiþi Ýsmail Paþa’nýn takibine de uðramýþtýr. Harp Okulu’ndaki veteriner dershanelerinden birine giren Mustafa Kemal ve arkadaþlarý, çýkardýklarý gazetenin yazýlarýyla uðraþmaya baþladýklarý sýrada, okul müdürü Rýza Bey tarafýndan suçüstü yakalanmýþtýr. Kendilerine önemli bir ceza verilmemiþ, “izinsizlik” suçuyla yetinilmiþtir.

  2. #17
    Dadaloglu - ait Kullanýcý Resmi (Avatar)
    Offline

    Uye No : 15638
    Üyelik tarihi
    27 Aralýk 2014
    Konum
    Yurtdisi
    Mesajlar
    2.142
     
     Uydu Alýcýsý
     
     Korax ipplus HD 

    Standart

    IV
    MÝLLÝ MÜCADELE'NÝN GAZETESÝ HAKÝMÝYET-Ý MÝLLÝYE NASIL ÇIKARILDI?
    Mondros Ateþkes Antlaþmasý’nýn (30 Ekim 1918) hemen ardýndan galip devletlerin Anadolu iþgal programlarý uygulamasý 15 Mayýs 1919’da Yunanlýlarýn Ýzmir’e çýkmalarý ile baþlamýþtý. Bu çýkartmadan bir gün sonra, IX. Ordu Kýtalarý Müfettiþliði’ne atanan Mustafa Kemal Paþa (Atatürk), Bandýrma Vapuru ile Ýstanbul’dan Samsun’a hareket etmiþ, Müfettiþlik Karargâhý’nýn 18 subayý ile birlikte, 19 Mayýs 1919 sabahý Samsun’a gelmiþti. Bu olay aslýnda Mustafa Kemal Paþa’nýn iþgal kuvvetlerine ve bu iþgali hoþgörü ile karþýlayan Ýstanbul Hükümeti’ne karþý Anadolu’da mücadele bayraðýný açmak ve mücadeleyi baþlatmak için yaptýðý kahramanca bir hareketti. Olaylar bundan sonra hýzla geliþmeye baþladý. Yunanlýlar Ýzmir’den Anadolu içerlerine sarkmaða devam ederken Ýngiliz, Fransýz, Ýtalyan iþgal kuvvetleri de aralarýnda anlaþtýklarý gibi Anadolu’yu iþgale baþlamýþlardý. Her ne kadar düþman iþgallerine karþý, çeþitli þehir ve kasabalarda direnme güçleri oluþmuþsa da bunlar yeterince teþkilâtlý olmadýklarýndan güçsüz, hatta baþsýz kalmaktaydý, öte tarafta Mustafa Kemal Paþa, Samsun’a çýktýðýnýn ertesi günü Sadrazam Damad Ferit’e bir telgraf çekerek “Ýzmir iþgalini milletin asla kabul etmeyeceðini” bildirmiþ, Erzurum’daki 15. Kolordu Komutaný Kâzým Karabekir Paþa ile de hemen baðlantý kurmuþtu. Mustafa Kemal Paþa, mücaledeyi vatan sathýnda millet birliðine ve vatan bütünlüðüne dayalý tek bir güçte birleþtirmek istiyordu. Bu amaçla Samsun’dan daha içerlere gitmeyi kararlaþtýrdý. 25 Mayýs 1919 da Havza’ya, 12 Haziran 1919 da Amasya’ya geldi. Amasya’da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adýna bütün illere gönderdiði bir genelgede “Vatanýn bütünlüðünün ve milletin istiklâlinin tehlikede olduðunu, Ýstanbul Hükümeti’nin görevini yapamadýðýný, milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararýnýn kurtaracaðýný...” belirterek Erzurum da toplanmasýna karar verilen Kongre’ye her ilden üç temsilcinin gönderilmesini bildirdi. Amasya’da 14 gün kalan Mustafa Kemal Atatürk, buradan Tokat ve Sivas’a da uðrayarak 3 Temmuz 1919 günü Erzurum’a geldi.
    Olaylar hýzla geliþirken Türk basýnýnýn kümeleþtiði Ýstanbul’da padiþah yanlýsý, Anadolu Kuvay-i Milliye yanlýsý gibi kutuplaþmalarda hemen baþladý. Ýzmir’in Yunanlýlar tarafýndan iþgalini tam bir birlik içinde protesto eden gazetecilerin heyecaný giderek yatýþýyordu. Bazý gazeteler iþgale yumuþak bakar oldular. Bununla da kalmadýlar. Mustafa Kemal’in Anadolu harekâtýný devletin baþýna yeni gaileler açacak ve iþgalci devletleri kýzdýracak bir macera olarak görmeye baþladýlar. Bunlarýn baþýnda Alemdar ve Peyam-ý Sabah gazeteleri geliyordu. Ýstanbul’da Tasvir-i Efkâr, Ýkdam, Vakit, Ýleri, Tercüman, Akþam gibi baðýmsýz gazeteleri de Erzurum’a, Sivas’a muhabirler göndererek, Hükümetin sansür baskýlarýna raðmen Anadolu harekâtýný ve bu harekâtýn lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü destekliyorlardý1. Baþta Ýzmir olmak üzere Anadolu’nun iþgal bölgelerindeki gazeteler çaresiz, iþgal kuvvetlerinin sýký takibi ve sansürü altýndaydý. Ýzmir’de yayýnlanan Anadolu, Duygu, Ahenk gazeteleri Yunan bildirilerini yayýnlamak zorunda býrakýlýyordu. Ýzmir’de yayýnlanan Köylü gazetesi ise tamamen düþman tarafýný tutuyordu. Ýþgal bölgeleri dýþýnda kalan Anadolu gazeteleri arasýnda Konya’da yayýnlanan öðüd ve Babalýk, Kastamonu’da Açýk Söz gazeteleri açýkça Millî Mücadele’nin yanýnda ve safýnda yer aldýlar2. Bundan baþka Erzurum’da Albayrak, Balýkesir’de Doðru Söz, Adana’da Yeni Adana, Amasya’da Emel, Samsun’da Ahali, Maraþ’ta Amal-i Milliye ve daha baþka birkaç gazete de Millî Mücadele’yi haber ve makaleleriyle destekliyorlardý3.
    Atatürk, Anadolu’da baþlattýðý Millî Mücadele’nin baþarýya ulaþmasýnda iç ve dýþ basýnýn ne denli etkin bir güç olduðunu çok iyi biliyordu. Bazý gazetecilik deneyleri de yapmýþtý. Harp Okulu’nda öðrenci iken (1896-1902), arkadaþlarý ile birlikte bir duvar gazetesi çýkarma giriþimleri olmuþ, bu yüzden izinsizlik cezasý almýþtý. Mondros Ateþkes Antlaþmasýndan iki gün sonra, 2 Kasým 1918 de arkadaþý Fethi (Okyar) ile birlikte Ýstanbul’da Minber adlý siyasi, günlük bir gazete yayýnlamýþlardý. Dr. Rasim Ferid, Minber’in imtiyaz sahipliðini ve sorumlu müdürlüðünü almýþ, Atatürk bu gazetede Minber takma adý ile baþ yazýlar yayýnlamýþtý. 50 sayý çýktýktan sonra 21 Kasým 1918 de kapanan Minber, Atatürk’ün basýna verdiði önemin çarpýcý bir örneðidir.
    Atatürk, Anadolu’da giriþtiði millî harekâtýn haklýlýðýnýn özellikle dýþ basýnda yer almasýna titizlikle özen gösteriyordu. Sivas Kongresi’nin yapýldýðý günlerde (4-11 Eylül 1919) Amerika’dan Sivas’a gelen Chicago Daily News gazetesi muhabiri Louis E. Browne’a Millî Mücadele’nin haklýlýðý konusunda geniþ bilgiler verdi ve onun aracýlýðý ile Dünya’ya duyurdu. Daha sonralarý Fransýz gazeteci Madame Berthe-Georges Gaulis de Anadolu’ya gelerek Ankara’da Atatürk’le görüþtü, aylarca kalarak, Millî Mücadele’nin haklýlýðýný Fransýz ve Dünya kamuoyuna duyurdu. Atatürk, Avrupa’da kendisi ve Türkiye lehinde-aleyhinde yazýlan yazýlarý, haberleri de titizlikle izliyordu. Cevap verilmesi gerekenlere gazeteler yolu ile cevap verdiriyor, leyhte-aleyte olsun hiçbir yabancý gazeteyle polemik açýlmamasýna dikkat gösteriyordu. Bu arada Millî Mücadele aleyhinde yayýn yapan Ýstanbul gazetelerinin Anadolu’ya geçmemesi için gerekli önlemlerin alýnmasýný, Anadolu’da Millî Mücadele safýnda yer alan gazetelerin en uzak yurt köþelerine, iþgal bölgeleri ve Ýstanbul’a girmesi için çalýþýlmasýný ilgililerden istiyordu4.

  3. #18
    Dadaloglu - ait Kullanýcý Resmi (Avatar)
    Offline

    Uye No : 15638
    Üyelik tarihi
    27 Aralýk 2014
    Konum
    Yurtdisi
    Mesajlar
    2.142
     
     Uydu Alýcýsý
     
     Korax ipplus HD 

    Standart

    Atatürk’ün Millî Mücadele’de Çýkarttýðý tik Gazete: Ýrade-i Milliye
    Erzurum Kongresi’nden sonra Sivas Kongresi de yapýldý ve 11 Eylül 1919 da Kongre sona erdi. Mustafa Kemal’in baþkanlýðýnda Kongrece seçilen Heyet-i Temsiliye, bundan böyle Türk Milleti adýna Türkiye’yi temsil edecek, Temsil Heyeti en kýsa zamanda Meclis-i Mebusa’nýn açýlabilmesi için milletvekili seçimine baþlayacaktý. Bu arada Atatürk Sivas Kongresi’nde alýnan kararlarý ve yapýlan iþlemleri duyurmak, içte ve dýþta kamuoyu oluþturmak amacýyla Sivas’ta hemen bir gazete çýkarýlmasý giriþiminde bulundu. Gazetenin adýný (Ýrade-i Milliye) koyarak valilikten imtiyazýný aldý. Sahipliði ve mes’ul müdürlüðü Sivas’lý gençlerden Salahaddin’e verildi. Baský iþleri Sivas Valiliði matbaasýnda gerçekleþtiriliyordu. 14 Eylül 1919 günü Ýrade-i Milliye’nin ilk sayýsý çýktý. Ýrade-i Milliye’nin baþlýðýnýn altýndaki (Metalibi ve Amal-i Milliye’nin Müdafüdir) sözü de Atatürk tarafýndan yazdýrýlmýþtý. Gazete haftada 2 ve 4 sayfa olarak yayýnlanýyordu. Ýlk sayýsýna Atatürk’ün direktifi ile Sivas Kongresi’ne katýlmýþ bulunan tarihçi-yazar Ýsmail Hami (Daniþmend) (Harekât-ý Milliyettin Esbabý) baþlýklý uzun bir yazý yazmýþtý. Yine ilk sayýda Atatürk’ün Kongreyi açýþ nutku, ayrýca Kongre’nin padiþaha çektiði tel, millete bir beyanname, Kongre üyelerinin yemininin metni, Sivas Valisi Reþid Paþa’nýn Mamuretilaziz Valisi Galip Bey’in ihaneti ile ilgili Dahiliye Nazýrý’na gönderdiði telin sureti yer alýyordu.
    Gazetedeki haberler ve yazýlar Atatürk’ün arkadaþtan tarafýndan hazýrlanýyor, Atatürk’e gösterildikten sonra yayýnlanýyordu5.
    Ýrade-i Milliye gazetesi, Atatürk’ün Sivas’tan Ankara’ya ayrýlmasý tarihi olan 18 Aralýk 1919 dan sonra da yayýmýný sürdürdü. Bu tarihten sonra Atatürk’ün kontrolünden çýkmýþ, yine de yayýmýna devam etmesi için çalýþýlmýþtý. Bir ara Atatürk, Ýrade-i Milliye’nin Ankara’ya taþýnmasýný istemiþ, ancak Sivas’lýlar ve gazetenin imtiyaz sahibi, gazetenin Sivas’ta kalmasýný istediklerinden, taþýnma iþinden vazgeçilmiþtir6. Ýrade-i Milliye, Sivas’ta 138 sayý çýktýktan sonra, matbaasýnýn yanmasýyla 1921 yýlý baþlarýnda kapandý.

  4. #19
    Dadaloglu - ait Kullanýcý Resmi (Avatar)
    Offline

    Uye No : 15638
    Üyelik tarihi
    27 Aralýk 2014
    Konum
    Yurtdisi
    Mesajlar
    2.142
     
     Uydu Alýcýsý
     
     Korax ipplus HD 

    Standart

    Hâkimiyet-i Milliye’nin Yayýnlanýþý
    Atatürk, “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi Reisi” olarak 27 Aralýk 1919 günü Ankara’ya geldikten ve Keçiören’deki Ziraat Mektebi’ne yerleþtikten iki gün sonra, bir gazete çýkartmaða karar vermiþti. Her ne kadar Ankara’da vilâyet matbaasýnda basýlan bir Ankara Vilâyet gazetesi çýkýyorsa da bu düzensiz ve ne zaman çýkacaðý belli olmayan Resmi Gazete’de ancak vilâyet ilânlarý ile bir iki resmi haber yayýnlanýyordu. Bunun dýþýnda Ankara’da Heyet-i Temsiliye’nin yayýn organý olabilecek bir gazetenin çýkmasý gerekiyordu. Atatürk, arkadaþlarý ile birlikte önce gazetenin adý üzerinde durdu. (Anadolu’nun Sesi) adý uygun bulunmuþtu. Atatürk, Sivas’ta yayýnladýðý (Ýrade-i Milliye) gazetesinin adýný bu kez Ankara’da (Hakimiyet-i Milliye) olarak devamýný istedi. Gazetenin adý (Hakimiyet-i Milliye) olmuþtu. Gazetenin adý konmuþtu ama, ortada ne matbaa vardý, ne de kaðýt. Valilikten yayýn imtiyazýnýn da alýnmasý gerekiyordu. Ankara Vali Vekili defterdar Yahya Galip bu izni kolayca verdi. Gazetenin sahipliði ve yazý iþleri Müdürlüðü Recep Zühdü (Soyak) a verildi. Bir matbaa kuruluncaya kadar gazetenin Ankara vilâyet matbaasýnda yayýnlanmasý düþünülmüþtü. O günlerde Atatürk’le birlikte Ankara’ya gelmiþ bulunan Mazhar Müfit Kansu, yayýnladýðý hatýralarýnda Hâkimiyet-i Milliye’nin çýkýþý hakkýnda bize þu bilgileri vermektedir:
    ..Ankara’da bir gazetenin çýkmasýný ve isminin Hâkimiyet-i Milliye olmasýný görüþtük ve karar verdik. Gazete çýkabilmek için vilâyet matbaasýndan istifade etmek lâzýmdý. Gerek kaðýt ve gerekse tab hususunda muavenete muhtaç idik. Usulen gazetenin nesri için vilâyete müracaatla müsaade-i Tesmiyesini aldýk. Muavenet için de vali vekiline beni gönderdiler.
    Hükümete gittiðim ve vali vekili Tahya Galip Bey’in odasýna girdiðim zaman, defterdar, mektupça, jandarma kumandaný ve sair erkâný vilâyetde odada bir þeyler görüþmekte idiler.
    Beni yanýna oturtmuþtu. Gizlice fýsýldama kabilinden: “Paþa ‘nýn selâmý var, Hâkimiyet-i Milliye’yi çýkaracaðýz, bize Vilâyet matbaasýndan ödünç olarak kaðýt vermenizi ve tab için lâzým gelen hurufat vesaireyi ihzar edinceye kadar Matbaai Vilâyetten yardým edilmesini rica ediyor” dedim.
    Benim bu gizli sözlerim üzerine Yahya Galip Bey yüksek bir sesle: “Ne demek efendim, gazete çýkaracak iseniz kaðýdý vilâyet mi verecek? Matbaa-i Vilâyet sizin malikâneniz midir? Olamaz efendim, böyle þeyler usul ve nizama mugayirdir. Ben usul ve nizama mugayir iþler için Heyet-i Temsiliye filan tanýmam “ diye attý, tuttu.
    Doðrusu ben þaþýrdým. Yahya Galip Bey’in bu tarz-ý hareketi ve cevabi beni hayrette býraktýðý gibi, odada hazýr bulunanlarý da hayrete sevk etti.
    Benim de sert bir cevap vereceðimi tahmin eden memur efendiler, birer birer odadan çýkýp gittiler. Yalnýz kalýnca, Yahya Galib Bey bir kahkaha attý: “Nasýl çalýmýmý beðendin mi? Defterdara, mektupçuya, jandarma kumandanýna, ben Heyet-i Temsiliye tanýmam filan diye attýk tuttuk, Bu adamlar da amma yaman vali, Heyet-i Temsiliye’nin muavenet ricasýný reddetti diyecekler. Be birader, böyle þeyler sorulur mu? Matbaa-i Vilâyet de sizin, biz de sizin; ne kadar kaðýt isterseniz alýnýz. Matbaa müdürüne lâzým gelen emirleri veriniz” dedi ve ýsmarladýðý kahveyi içtikten sonra mektebe geldim.
    Vakayý anlattýðým arkadaþlarla epice güldük. Bu suretle Hâkimiyet-i Milliye’yi çýkarmaða baþladýk. Sahib-i imtiyazý Recep Zühtü idi Gazetenin dar ve tahta bir merdivenle çýkýlýnca hemen iki küçük odadan ibaret idarehanesi vardý. O küçük odanýn birinde tahta bir masanýn kenarýnda, beþ numaralý kötü bir lambanýn ýþýðý altýnda Ziya Gevher’i, yazý yazmakla meþgul görürdük.
    Akþamlarý bazý dostlar idarehaneye uðrayarak havadis getirirler, muavenet-i kalemiyede bulunurlardý7.

  5. #20
    Dadaloglu - ait Kullanýcý Resmi (Avatar)
    Offline

    Uye No : 15638
    Üyelik tarihi
    27 Aralýk 2014
    Konum
    Yurtdisi
    Mesajlar
    2.142
     
     Uydu Alýcýsý
     
     Korax ipplus HD 

    Standart

    Gazete idarehanesi için, Ankara’nýn Ulus Meydaný’nda ilk Büyük Millet Meclisi binasýna yakýn Veli Haný’nýn birinci katýnda iki oda kiralandý. Yazý heyeti bu odaya yerleþti. Vilâyet Matbaasý ise Valiliðin alt katýndaydý. Matbaanýn bir müdürü, kolla çevrilen yaþlý baský makinesinin bir makinisti, iki-üç te mürettibi vardý. Bu mürettipler günde ancak 2-3 sütün yazý dizebiliyorlar, ikindi ezaný okununca da görevlerinden ayrýlarak evlerine gidiyorlardý.
    Haftada 2 defa ve þimdilik 4 sayfa olan yayýnlanmasýna karar verilen Hâkimiyet-i Milliye böyle yetersiz bir matbaada çýkýyordu8.
    Gazetenin yazý ve haberlerinin saðlanmasýnda Atatürk’ün yakýn arkadaþlarýndan Hakký Behiç te görev almýþtý. Ne var ki, gazetenin baþlýðý için bir kliþe yaptýrýlamamýþ, matbaadaki 36 iri punta harflerden bir (Hâkimiyet-i Milliye) dizdirilmiþ ve baþlýk olarak kullanýlmýþtý. Gazete 57 x 82 boyutlu kaðýdýn ikiye katlanýþý ile 4 sütun üzerinden hazýrlanýyordu. Sonunda 10 Ocak 1920 Cumartesi günü ilk sayýsý yayýnlandý. Baþlýðýn saðýnda (Sahib-i Ýmtiyaz ve Müdür-i Mes’ulü Recep Zühdü) (Adresi: Ankara-Hâkimiyet-i Milliye) yazýsý okunuyordu. Bunun altýna (Abone þartlan: Seneliði 300 kuruþtur. Altý aylýðý 160 kuruþtur) yazýlmýþtý. Baþlýðýn solunda (Umur-ý tahririye için Hey’et-i Tahririye’ye, umur-ý idare için Müdür-i Mes’ule müracaat olunur) cümlesi yazýlmýþ, altýna da (Dercedihneyen evrak iade edilmez. Nüshasý 3 kuruþtur) ibaresi konmuþtu. Baþlýðýn altýnda da (Mesleði, milletin idaresini hâkim kýlmaktýr) yazýsý okunuyordu, tik sayýda Heyet-i Tahririye imzalý, Atatürk’ün Hakký Behiç’e not ettirdiði (Hâkimiyet-i Milliye) baþlýklý bir baþyazý yer aldý. Bütün bir sayfayý dolduran baþyazýda gazetenin tutacaðý yol ve Milli Mücadele’nin hedefleri þu cümlelerle dile getiriliyordu:
    Bugünden itibaren mevki-i intiþara çýkan ve sütunlarýnda bütün Anadolu ile onu alâkadar eden muhitlerin ahvâl ve hadisâtýný ihtiva edecek olan gazetemize bu ismi tesadüfi olarak vermedik Gazetemizin ismi, ayný zamanda takip edeceði tarik-i mücâhedenin de nev’idir. Þu halde diyebiliriz ki, Hâkimiyet-i Milliye’nin mesleði, milletin müdafaa-i hâkimiyeti olacaktýr.
    Cihanýn her tarafýnda, en müfrit ve en yüksek demokrasilere müteveccih inkýlâplar vücuda getirildiði, milletler terakkiyat-ý medenîyenin istinat ettiði manevî hâkimiyetlerden bile müþteki bulunduðu, servetler ve maiþetler hususunda bile müsavata doðru önüne geçilmez cereyanlar peyda olduðu bir zamanda, bahusus meþrutiyeti getiren inkýlâptan on iki sene sonra, tekrar hâkimiyet-i milliye için mücahedeye ihtiyaç görünmesi biraz garip telâkki olunabilir. Böyle düþünecek zevata þimdiden kýsaca cevap verelim ki “hâkimiyet-i milliye” hiç bir zaman meþrutiyet demek deðildir. Meþrutiyet ancak onun vasýtasý olabilir.
    Her millet inkýlâbým hâkimiyetinin istirdadý için yaptýðý gibi, bizde de inkýlâbýn hedefi hâkimiyet-i millîye idi. Ýlân-ý meþrutiyeti takip eden ilk birkaç sene içinde bu hedefe az çok yaklaþýldýðý halde, bir taraftan irtica korkusunun tazyike baþladýðý hürriyetler, diðer taraftan mukadderat-ý millete bilâ-rekabet vaz’ý yed etmek ihtiras-ý garibinin bulandýrdýðý müþevveþ dimaðlarla birleþerek rid hareketlere sebep oldu; ve millet hissetmeyerek bir lâhza elde tuttuðunu zannettiði hâkimiyeti baþýndan geçen velveledâr fýrtýnalara kaptýrmýþ bulundu. Bir gün geldi ki hürriyetten bahsedilip dururken hiç kimse istediði gibi hareket, en meþru iþlerinde dahi nefsinde mezuniyet göremez oldu ve hâkimiyet-i milliye namýna geçmiþ zamanlarýn belirsiz bir hatýrasýndan baþka bir þeye mâlik olmadýðýný hissetti.

  6. #21
    Dadaloglu - ait Kullanýcý Resmi (Avatar)
    Offline

    Uye No : 15638
    Üyelik tarihi
    27 Aralýk 2014
    Konum
    Yurtdisi
    Mesajlar
    2.142
     
     Uydu Alýcýsý
     
     Korax ipplus HD 

    Standart

    Buna tahammül edilemezdi. Çünkü o hâkimiyeti ele geçirinceye kadar ne fedakârlýklar yapýlmýþ, ne kurbanlar verilmiþ, otuz üç senelik bir saltanat-ý mezâlimin ne kara günleri, ne acýlarý, ne felâketleri çekilmiþti. Fakat daima hududun bir köþesinden, mütecessis ve hâin, bir fýrsat-ý tecavüz bekleyen düþman gözler, hiç bir gün parlamaktan hali kalmadý; ve millet hâkimiyetini yine ona istinaden gasbedenler, daima ufkun o iki yuvarlak ateþle parlayan noktasýný göstererek tehditkâr bir ittisa ile taþmak istidadýný gösteren sabýr ve tahammülü teskin ettiler. Muvaffak oldular. Çünkü bu millet, hayat ve mevcudiyeti nâmýna her fedakârlýðý bilâtereddüd kabulden hiç bir gün çekinmemiþti. “Endiþe-i vatan” karþýsýnda onun unutmadýðý kin ve intikam, terk ve feda etmediði emel ve menfaat, göze aldýrmadýðý vak’a ve tehlike yoktu. Mevcudiyetini koyduðu bu muharebede kendisine zafer vaadedenlerin, hâkimiyetine tecavüz etmelerini hoþ gördü. Fakat zafer yerine hezimet gelince, bu millet dünyanýn hiç bir milletinde bulunmayan büyük ve metin bir ulüvv-i cenâb ile hâkimiyete sahip olduðunu gösterdi. Baþýnda bulunanlarý kýrdý, devirdi.
    Mütareke’yi müteakip, intizar olunuyordu ki, hâkimiyet-i millîye, artýk onu iptale haris olan pençelerden tahlis edildiði için millete telâfi-i mâfât yolunda yüksek ve müessir bir âmil olacak sulhu ve onun istikbale râci olan þeraitini temin hususunda her þeyden ziyade kuvvetli olan mevcudiyet-i milliyeyi izhar ve ispat edecek, hezimetin daðýttýðý muhtelif kuvâ-yý milliyeyi tevhid ve telif ederek hedefe sevkeyleyecek... Evet, böyle zanolunuyordu. Meðer bu memleketin harabe-i hâkimiyeti üzerinde kirli ve çamurlu yuvalar kurmak isteyen baykuþlar daha ekþitmemiþ... Meðer maziye karýþtýðýný zannettiðimiz devr-i mezâlimin rüya-yý avdetiyle dem-güzâr olanlar, müstakbel saraylarýnýn altýn emellerini bu zavallý milletin kafatasý üzerinde kurmak isteyen Hülâgu ahfadý daha varmýþ... Mütareke’nin hemen ferdasýnda iðrenç bir manevra ile mevki-i iktidara öyle hükümetler çýktý ve ilk darbe ile yýktýklarý hâkimiyet-i milliyenin aks-i tesiratýndan korkarak öyle hýyanetler irtikap ettiler, memleketi düþmanlarýn taksim masasýna kollarý baðlý sürüklemek, milleti mezbaha-i tarihe gözleri kapalý sevketmek için düþman kuvvetlerine istinat ederek öyle þenaatler vücuda getirdiler ki, millet bu defa bütün kuvvet ve azameti ile mevcudiyetini ve hâkimiyetini fiilen izhar etmek ýztýrânnda kaldý. Ýþte Kuvâ-yý milliye, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Teþkilâtý bu ýztýrann mevlûdu ve bu ahval ve hadisâtýn netice-i tâbiîyesidir. Hâkimiyet-i Milliye gazetesi de bu hadisâttan doðuyor.
    Bundan sonra hâkimiyet-i milliye ihlâl edilemez; buna þüphe yok. Millet bu en sonuncu tecrübesinden o kadar büyük bir intibah ile çýktý ki, artýk hâkimiyet onun dimaðýnda on iki sene evvelki hatýrasýndan daha çok derin, daha pek çok nüfus etmiþ bir iz teþkil ediyor. Melekât-ý dimaðiyesi bu iz üzerinde tavakkuf etmedikçe iþleyemez. Fakat memleketimizde hâkimiyet-i milliyenin düþmanlarý o kadar alçak ve o kadar zelil mahiyettedir ki düþman himayelerine sýðýnarak, ecnebi kuvvetlerinden imdat umarak milletin sadâ-yý hakk ve hâkimiyetini boðmak teþebbüsünden kolay kolay vazgeçeceklerini zannetmiyoruz. Vaktiyle büyük inkýlâplar sýrasýnda saraylarýný düþman askerlerine muhafaza ettiren, milletlerine düþmanlarýnýn süngülerini davet eyleyen hükümdarlar bile görülmüþtü. Fakat unutulmamalýdýr ki bu hükümdarlar siyaset meydanlarýnda can verdiler ve daha fenasý, bütün beþeriyetin hafiza-ý teltninde yaþýyorlar. Hükümdarlarý affetmeyen hâkimiyet-i milliyenin birkaç türediyi ne dereceye kadar hazmedebileceði meydandadýr. Ýþte gazetemiz, milletin hâkimiyetine musallat olmak isteyecek eþhasa karþý mücâhede ve mücâdele için intiþar ediyor.
    Hâkimiyet-i milliye’nin mücâhedatýna daha çok zaman ihtiyaç görüyoruz. Meþrutiyetin, meclislerin, oralarda herhangi birkaç manevra ile ihraz-ý ekseriyet edecek fýrkalarýn, siyasî zümrelerin arkasýnda, Anadolu’nun saf, dûr-endîþ, mütevekkil ve âlicenap, fakat daima azim ve iradesine mâlik vicdanýný kendine rehber edinerek Hâkimiyet-i milliye yaþayacaktýr.
    Hâkimiyet-i milliye üç büyük istinadgâh tanýr: Zekâ, irfan, hamiyet... Bunlar haricinde hiç bir þeye istinat edemez. Milletin hâkimiyetine sermayelerin, ne içi boþ siyasetlerin, ne kinlere, menfaatlere, ikbal ve istikballere müteveccih geçici heveslerin bâzîçesi olamaz. Millet yaþamaða, hür ve müstakil yaþamaða, yaþadýkça da mesut ve mütekâmil bir unsur-ý terakki olmaða muhtaçtýr. Hâkimiyetini bunun için istimal edecektir. Gazetemizin de gayesi milletin bu ihtiyacýdýr.

  7. #22
    Dadaloglu - ait Kullanýcý Resmi (Avatar)
    Offline

    Uye No : 15638
    Üyelik tarihi
    27 Aralýk 2014
    Konum
    Yurtdisi
    Mesajlar
    2.142
     
     Uydu Alýcýsý
     
     Korax ipplus HD 

    Standart

    Heyet-i Tahririye
    Hâkimiyet-i Milliye’nin 10 Ocak 1920 tarihli ilk sayýsýnda, Bursalý hanýmlarýn Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Temsil Heyeti’ne çektikleri iþgali protesto eden uzun telgrafý ile güneyde Fransýzlarýn Maraþý iþgallerini protesto eden Pazarcýk Müftüsü, Belediye Baþkaný ve halkýn telgrafýna yer veriliyordu. Bu telgraflarla her þehrin, her kasabanýn iþgal kuvvetlerinin eylemlerini protesto etmeleri için Anadolu’ya mesajlar veriliyordu.
    Nitekim bu yayýnlardan sonra protesto telgraflarý ve mitingler artmýþ, Anadolu’nun her köþesinden sesler gelmeye baþlamýþtý. Ayrýca ilk sayýda Azerbeycan, Gürcistan olaylarýna da yer verilmiþtir.
    Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin ilk sayýsýnýn kaç adet basýldýðý hakkýnda kesin bilgimiz yoksa da o günü yaþayanlarýn ve araþtýrýcýlarýn notlarýndan bunun 1200-1500 adet olduðu sanýlmakta, yandan fazlasýnýn ordu birliklerine, il ve ilçeler, Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerine, valiliklere, dýþ temsilciliklere ve gerekli görülen yerlere daðýtýldýðý bilinmektedir. Gazetenin çýktýðý ertesi günü, 11 Ocak 1920 günü Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri Merkez Heyetlerine þu genelge gönderildi9:
    “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti meslek ve programý dahilinde ve Heyet-i Temsiliye’nin nezareti altýnda Ankara’da haftada iki defa neþredilmeðe baþlanan “Hâkimiyet-i Milliye” gazetesinin ilk nüshasýndan miktar-ý kâfi posta ile gönderilmiþtir. Seneliði üç yüz, altý aylýðý yüz altmýþ kuruþtan abone kaydedileceklerin abone bedellerinin Ziraat Bankasý vasýtasýyla irsali ve bu bapta delâlet ve teþvikat icrasý bilhassa rica olunur.
    Heyet-i Temsiliye Reisi
    Mustafa Kemal

  8. #23
    Dadaloglu - ait Kullanýcý Resmi (Avatar)
    Offline

    Uye No : 15638
    Üyelik tarihi
    27 Aralýk 2014
    Konum
    Yurtdisi
    Mesajlar
    2.142
     
     Uydu Alýcýsý
     
     Korax ipplus HD 

    Standart

    Heyet-i Temsiliye Reisi Mustafa Kemal Paþa, 13 Ocak 1920 günü 15. Kolordu Komutaný Kâzým Karabekir Paþa’ya da bir telgraf göndererek Ankara’da Hâkimiyet-i Milliye adýnda bir gazete çýkarýlmaða baþlandýðýný, görünüþte özel bir gazeteye benziyorsa da yazýlarýnýn Temsil Heyeti tarafýndan verildiðini bildirmiþtir10.
    Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin baþyazýlarýna imza konmamýþ, bazý makalelerin altýna tek bir yýldýz atýlmýþtýr. Bu yazýlarýn Atatürk’ün kaleminden çýktýðý ya da Atatürk tarafýndan dikte ettirildiði söylenmektedir11.
    Her ne olursa olsun, Hâkimiyet-i Milliye dar kadrosu ve yetersiz matbaasýnda bir dava gazetesi olarak yayýnýný sürdürmekte kararlýdýr. Bir defasýnda Mustafa Kemal, ayrýca gazetenin imtiyaz sahibi ve yazý Ýþleri Müdürü Recep Zühdü imzasýyla 5 Mart 1920 de Ýstanbul’da Harbiye Nezareti Baþyaveri Salih Bey’e bir telgraf çekilmiþ, çok acele bir þapoðraf makinesi, yeteri kadar yedek muþambasý ve mürekkebi istenmiþtir12. Eskiþehir Mutasarrýflýðýndan istenen 442 okka gazete kaðýdýndan 272 okkasý ancak 20 Nisan 1920 de Ankara’ya ulaþmýþtýr13. Ýstanbul’dan gönderilecek kaðýtlarýn da Bursa’ya celbi konusunda Mustafa Kemal Bursa’da 14. Kolordu Komutan Vekili Bekir Sami Bey’e de 14 Nisan 1920 tarihli bir telgraf göndermiþtir14. Bu telgraflardan anlaþýlacaðý üzere, matbaa makinesinin yanýnda kaðýt sýkýntýsý da son safhadadýr. Birkaç kez, Ankara çarþýsýnda esnaftan paket kaðýdý aranmýþ, bunlardan uygun bulunanlara gazete basýlmýþtýr. Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Baþkanlýðý Atatürk Arþivi’nde, çýktýðý günden itibaren Hâkimiyet-i Milliye gazetesi’ne abone saðlanmasý, abone bedellerinin Ziraat Bankasý aracýlýðý ile Ankara’ya gönderilmesi, postalanan gazetelerin mahallinde ve ilgililere gereðince daðýtýlmasý konusunda Mustafa Kemal imzalý Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri ve askerî birliklere gönderilmiþ pek çok telgraf kopyesi vardýr. Bunlar arasýnda Nazilli Mevki Komutaný Servet Bey’in 14 Ocak 1920 de Mustafa Kemal Paþa’ya gönderdiði bir telgrafta Hâkimiyet-i Milliye’nin yazýlarýyla kimin uðraþacaðýný soran telgrafý da vardýr. Verilen cevapta Hâkimiyet-i Milliye’nin yazý iþleri ile Heyet-i Temsiliye’den Hakký Behiç Bey’in uðraþtýðý bildirilmiþtir15.
    Hâkimiyet-i Milliye, daha çýktýðý gün bir baþyazý ile tavrýný vatan ve milletten, milletin hâkimiyetinden yana koyduðunu, açýkça “Kuvây-ý Millîye” taraftan olduðunu ilân etti. Anadolu harekâtýný baþýndan beri kötüleyen ve Kuvây-ý Milliye aleyhinde yazýlar yazan bazý Ýstanbul gazeteleri Hâkimiyet-i Milliye’nin çýkýþýndan hoþlanmayacaklarý belli idi. Gazeteyi kötülüyor, milleti, sonu karanlýk bir maceraya sürüklemekle suçluyorlardý. Hâkimiyet-i Milliye ise, bu bozguncu gazetelere cesaretle yaylým ateþi açýyor, Anadolu’nun bu gazetelere karþý sert tutumuna geniþ yer veriyordu. 2 Þubat 1920 tarihli sayýsýnda Sivas’taki Anadolu Kadýnlarý Müdafaa-i Vatan Cemiyeti üyelerinin Ýstanbul’daki Osmanlý Matbuatý Cemiyeti’ne çektikleri telgraf (Anadolu’dan Acýklý Bir Sadâ) baþlýðý ile yayýnlandý. Türk kadýnlýðýnýn övünç yaftasý olabilecek bu telgraf aynen þöyledir16:

  9. #24
    Dadaloglu - ait Kullanýcý Resmi (Avatar)
    Offline

    Uye No : 15638
    Üyelik tarihi
    27 Aralýk 2014
    Konum
    Yurtdisi
    Mesajlar
    2.142
     
     Uydu Alýcýsý
     
     Korax ipplus HD 

    Standart

    Anadolu Kadýnlarý Müdafaa-i Vatan Cemiyeti Ýstanbul’da Matbuat-ý Osmaniye Cemiyeti’ne bir telgraf çekmiþtir. Telgrafýn Ýstanbul matbuatýnda henüz intiþar edemeyan bir suretini dercediyoruz:


    Ýsimleri, meslekleri, maksatlarý sahib-i imtiyazlarýnýn, müdir-i mesullerinin, muharrirlerinin þahsiyetleri herkesçe malûm olan iki üç gazetenin hayat ve memat mücadelesinde bulunduðumuz þu ân-ý mühimde bütün millet-i necîbe-i Osmanîyeyi vahdet dairesinde harekete davetle memleketi kurtarmak için umuma nesâyih-i vatanperverânede bulunacaklarý yerde, sükûnu ihlâl, sade-dilâný iðfal, ahlâk-ý umumîyeyi ifsat edecek neþriyat-ý nifakcûyânede bulunduklarým görüyor ve iþitiyoruz. Memleketimizi düþmanlar taksime çakþýrken onlara manen, maddeten yardým eden memleketin bu hayýrsýz evlâtlarýný kadýn kalbiyle tel’in ediyoruz. Bu gazetelerde yazýlanlarla, yazanlardan nefret etmeyen hakiki bir Türk, Müslüman tasavvur edemeyiz. Bu efendiler acaba ne istiyorlar? Memleketimizin en mühim, en güzel aksamýnýn iþgal altýnda, dindaþlarýmýzýn zulüm ve istibdat içinde inlediðini bilmiyorlar mý? Bu efendiler agrâz-ý þahsîye ile uðraþacaklarýna, ortaklýða nifak, fesat tohumu saçacaklarýna memleketin uðradýðý þu felâkete karþý bir tedbirleri varsa onu söylesinler. Yoksa memleketi bu badireden kurtarmak isteyen birtakým erbâb-ý hamiyeti þu ittihatçý imiþ, diðeri Ýtilafçý imiþ diye þaibedâr etmekle memlekete, hattâ kendilerine ne fayda olduðunu bir türlü anlamýyoruz- Yalnýz anladýðýmýz, bildiðimiz bir þey varsa, biz bu Ýttihatçýdýr, Ýtilâfçtdtr propagandalarýný artýk dinlemiyoruz ve dinlemeyeceðiz. Ýttihatçý da, Ýtilâfçý da bu memleketin evlâdýdýr. Elverir ki bunlar memleketini sevsin ve bu memleketin evlâdý olduðunu unutmasýn, vicdanýný milyonlar pahasýna satmasýn. Ýyi bilmelidir ki, birkaç alçak Ýttihatçý için memleketin bütün güzide evlâtlarý lekelenemez. Bugün Anadolu ahalisi, kadýn, erkek, cümlemiz fýrka isminden bile nefret ediyoruz. Çünkü artýk tefessüh etti. Bizler fýrka filân istemediðimiz gibi birkaç kiþinin fýrka kavgasýna da memleketimizi feda edemeyiz. Anadolu fýrka istemiyor ve istemeyecek. Fakat evvelce fýrkalara mensup olan namuslu vatanduþlarýný da ittihatçýdýr, Ýtilâfçýdýr diye feda edemez- Biz bugün bütün Anadolu’nun müdafaa-i hukuku nâmýna toplanmýþ kadýn ve erkekten mürekkep bir kitle halinde memleketlerimizin müdafilerîyiz. Bunu bilsinler. Eðer bu efendilerin maksatlarý her teþebbüs-i hayrý akamete mahkûm eylemek, memlekette hiç bir namuslu adam bulunmadýðýný ilân etmekten ibaret ise, irtikâp ettikleri þu hal millet, memleket nâmýna hýyanettir. Tarihten korksunlar. Avrupalýlar, bir memlekette intiþâr eden gazete, o memleket ahalisinin efkâr-ý umumîyesini temsil eder, itikadýndadýrlar. Ýþte baðýrarak söylüyoruz ki, bu efendilerin neþriyatý Anadolu efkâr-ý umumîyesine katiyen temas bile edemez. Anadolu’nun nezîh, saf muhitine bu paçavralar tercüman olamaz. Onlarýn bedhâhâne neþriyatým bütün kalbimizle protesto ediyoruz. Millet-i Osmaniye’nin kitle-i vahide halinde memleketlerini kurtarmak için çalýþmasýný istiyoruz- Harpte en ziyade felâket çeken biz zavallý Anadolu kadýnlarýyýz. Beþ senedir bu harbe evlâtlarýmýzý, kocalarýmýzý, kardeþlerimizi memleketin müdafaasý için verdik Kendimiz toprak kazdýk, öküzlerin yerine saban çektik. Sahne-i harpte sýrtýmýzla askerimizin erzakýný taþýdýk Taþ taþýdýk. O efendilerin hanýmlarý gibi paþa babalarýmýzdan kalan Büyükada’daki köþklerimizde, Þiþli’deki konaklarýmýzda zevçlerimizle karþý karþýya oturup zevk etmedik Ve þimdi de zevçlerimizin bol bol, kolay kolay kazandýklarý paralarla tuvaletler yaparak otomobillerde gezmiyoruz- Verdiðimiz kurbanlara gözyaþlarý döküyoruz. Onlarýn ruhunu þâdetmek için elimizde kalan bu mübarek topraklarýn müdafaasý yolunda erkeklerimizle beraber feda-yý cana azmettik. Bu efendilerin damarlarýnda Türk ve Müslüman kaný varsa memleketin selâmeti nâmýna rica ediyoruz: Sükût etsinler... Eðer sükût etmeyip böyle ahlâksýzca neþriyatlarýnda devam edecek olurlarsa gazetelerine boykot yapacaðýz- Gazetelerini okumadýðýmýz gibi memleketlerimize de katiyen sokmayacaðýz- Ve buna suret-i kat’iyede muvaffak olacaðýz- Bizi buna mecbur etmesinler. Çünkü ne olursa olsun, bir Ýslâm gazetesi hakkýnda boykot yapmak vicdanýmýza aðýr gelecek ve izzet-i nefsimize dokunacak. Fakat ne yapalým?.. Gazetelerde gördüðümüze nazaran Hürriyet ve Ýtilâfa mensup mebuslarý merkez-i umumî istifaya davet ediyormuþ. Buradaki maksat nedir? Bittabi uzak yerlerdeki mebuslar geç gelebilecekler, bir kýsmý da bu suretle istifa ettirildiði takdirde sulh konferansýnýn kararýndan evvel ekseriyet hâsýl olmayarak meclisin içtima edememesini temin etmekten baþka ne fikre mahmul olabilir? Þu halde, bu felâketin müsebbibim de memlekete bu nifaký sokan efendiler olmayacak mý? Hangi fýrkaya mensup olursa olsun, muhterem mebuslarýmýzdan rica ediyoruz: Kendilerini mebus intihap etmekle haklarýnda pek büyük itimat göstermiþ olan milletin emniyetini suistimal ile üç beþ kiþinin oyuncaðý olarak istifa etmesinler. Bu, vicdansýz bir hareket olur. Bugün millet Ýttihat, Ýtilâf fýrkasý tanýmýyor. Tekrar söylüyoruz ki fýrka istemiyoruz- Fýrkayý memleketimizde adeta tefrika addediyoruz. Buna sebep olan üç beþ kiþiye, diktatörlükleri, zulümleri, yanlýþ hareketleriyle memleketimizi felâkete sürekleyen Enver’lerden, Cemal’lerden, Talat’lardan ziyade lanet ediyoruz. Çünkü bu efendiler bilerek, akýllarý ererek, ilimleriyle, irfanlarýyla memleketlerine fenalýk ediyorlar. Kendilerini büyüten, yetiþtiren memleketleri nâmýna insafa, din kardeþleri nâmýna vicdana davet ediyoruz.
    Sivas Anadolu Kadýnlarý
    Müdafaa-i Vatan Cemiyeti


Sayfa 3/4 Ýlk ... 3 ... Son

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanýcýlar

Þu an 1 kullanýcý var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Atatürk'ün yazdiði kitaplar
    Mustafa Kemal ATATÜRK forum içinde, yazan Dadaloglu
    Yorum: 9
    Son Mesaj: 08.Haziran.2015, 17:03
  2. ATATÜRK'ün arabalarý
    Mustafa Kemal ATATÜRK forum içinde, yazan marem
    Yorum: 1
    Son Mesaj: 27.Mart.2015, 01:18
  3. M.K.Atatürk
    Manidar sözler forum içinde, yazan Dadaloglu
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 25.Mart.2015, 17:10
  4. Atatürk Devrimleri
    Mustafa Kemal ATATÜRK forum içinde, yazan Dadaloglu
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 11.Þubat.2015, 19:07
  5. Atatürk’ü Çok Güldüren Bir Aný (Mazhar Osman ve Atatürk
    Mustafa Kemal ATATÜRK forum içinde, yazan megaxxy
    Yorum: 0
    Son Mesaj: 11.Ocak.2015, 21:17

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriþ

Facebook platformu Giriþ