Bilgilendirme : Bu konu 3903 gün önce baþlatýldý . Konu baþlangýnç tarihi güncel deðilse Konu güncelliðini yitirmiþ yada bu konu ile ilgili son cevap yazýlmýþ olabilir. Eðer yazýnýz doðrudan bu konu ile ilgili deðil ise yeni bir konu baþlatmanýzý tavsiye ederiz....
Hakimiyet-Ý Milliye’nin yeni matbaa makinalarýný inceliyor. (24 Ekim 1929)
I
Atatürk’ün Çýkardýðý Gazeteler
Atatürk, “Minber”, “Ýrade-i Milliye” ve “Hakimiyet-i Milliye” olmak üzere üç gazete çýkarmýþtýr. Yaptýklarýný ve yapacaklarýný halka duyurarak kamuoyu oluþturmak isteyen Atatürk, Kurtuluþ Savaþý’ný baþlattýðý andan itibaren basýndan destek almýþ ve basýnýn gücünü en etkili þekilde kullanmýþtýr.
Mustafa Kemal Atatürk, yalnýzca bir asker, komutan, diplomat, politikacý ve devlet adamý
Bu konu 42584 kez görüntülendi 28 yorum aldý ...
Atatürk’ün Çýkardýðý Gazeteler
42584 Reviews
-
09.Haziran.2015, 18:36
#1
- Offline
Uye No : 15638
Atatürk’ün Çýkardýðý Gazeteler
Hakimiyet-Ý Milliye’nin yeni matbaa makinalarýný inceliyor. (24 Ekim 1929)
I
Atatürk’ün Çýkardýðý Gazeteler
Atatürk, “Minber”, “Ýrade-i Milliye” ve “Hakimiyet-i Milliye” olmak üzere üç gazete çýkarmýþtýr. Yaptýklarýný ve yapacaklarýný halka duyurarak kamuoyu oluþturmak isteyen Atatürk, Kurtuluþ Savaþý’ný baþlattýðý andan itibaren basýndan destek almýþ ve basýnýn gücünü en etkili þekilde kullanmýþtýr.
Mustafa Kemal Atatürk, yalnýzca bir asker, komutan, diplomat, politikacý ve devlet adamý deðildi. O, bir düþünürdü de… Atatürk’ün bu yönünü O’nun yazdýklarýndan, söylediklerinden, okuduklarýndan anlayabiliyoruz. Zaten Atatürk’ün düþünür yönü O’nu gazeteciliðe yöneltmiþtir. Düþüncelerini ve yaptýklarýný halka duyurmak için basýnýn ne kadar önemli olduðunu bilen Atatürk, bu gerçeði daha Harbiye öðrencisiyken fark etmiþtir. Bu önem Mustafa Kemal önderliðindeki siyasal eylem boyunca kendini göstermiþtir. Böylece iç ve dýþ kamuoyuyla bað kuran Mustafa Kemal’in yaptýklarý, yapmak istedikleri daha iyi anlaþýlmýþtýr.
Atatürk, hayatýnýn her döneminde basýna verdiði önemi belli etmiþtir. Örneðin, 1 Mart 1922’de TBMM’yi açarken yapmýþ olduðu konuþmada þöyle demiþtir: “Basýn milletin müþterek sesidir. Bir milleti aydýnlatma ve doðru yolu göstermede, bir millete muhtaç olduðu fikri gýdayý vermekte, özetle bir milletin saadet hedefi olan müþterek istikamette yürümesini teminde basýn, baþlý baþýna bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.”
Mustafa Kemal’in gazeteciliðe olan ilgisi daha öðrencilik yýllarýnda baþlamýþtýr. Henüz Harbiye öðrencisiyken yönetimin siyaset alanýndaki yanlýþlarýný ve aksaklýklarýný belirtmek amacýyla eleþtiri niteliðindeki yazýlar yayýnlamak için el yazýsýyla bir gazete çýkarmýþtýr. Bu gazetenin yazýlarýný bizzat kendisi yazan Mustafa Kemal, Mektepler Müfettiþi Ýsmail Paþa’nýn takibine de uðramýþtýr. Harp Okulu’ndaki veteriner dershanelerinden birine giren Mustafa Kemal ve arkadaþlarý, çýkardýklarý gazetenin yazýlarýyla uðraþmaya baþladýklarý sýrada, okul müdürü Rýza Bey tarafýndan suçüstü yakalanmýþtýr. Kendilerine önemli bir ceza verilmemiþ, “izinsizlik” suçuyla yetinilmiþtir.
-
09.Haziran.2015, 18:50
#9
- Offline
Uye No : 15638
Minber gazetesinin, Enver ve Talat Paþalarla, Ýttihat ve Terakki Cemiyeti’nin iç ve dýþ politikasýna karþý olduklarýný açýkça sergileyen yazýlar, özellikle Ali Kemal’in Ali Fethi Bey ve MÝNBER mensuplarý aleyhindeki haksýz saldýrýlarýna verilen cevaplardýr.
Yine, Aydýn Mebusu Emanuelidi Efendi’nin Rumca gazetelerdeki ciddiye alýnamayacak derecede gülünç açýk mektubuna karþý Fethi Bey’in verdiði demeçtir.
Tercüman-ý Hakikat gazetesinde (Fethi Bey’in Beyanatý) diye çýkan, kendisini ziyaret eden bir genç gazetecinin uydurma ve düzmecesi bir yazý, hemen Ali Kemal’in Sabah gazetesine de aktarýlarak sert bir yazý düellosunun açýlmasýna sebep olmuþtur.10
Dahiliye Nazýn Fethi Bey, Tercüman-ý Hakikat ve Sabah gazetelerinde yer alan bu kendisine ait gösterilen baþtan aþaðý deðiþtirilmiþ sözlerini MÝNBER’e verdiði bir demeçle açýklýða kavuþturmuþtur.’’
Bu tartýþma yazýlarýndan konuya ýþýk tutan bir önemlisi, (Fethi Bey’in Cevabý) baþlýðýný ve (Ali Fethi) imzasýný taþýmaktadýr:12
Ali Kemal Bey, evvelisi günkü Sabah gazetesinde benim için firarileri “... o yâr-ý kadîmlerini (eski dostlarýný) ne derece sahabet etmek (sahip çýkmak, korumak, yardým etmek) mümkün ise etti, lehülhamd maksûda erdi de çünkü bu dem caniler sahil-i selâmettedirler...” diyor.
Diðer bir gazete dahi beni ve diðerlerini imaen “mebusluðu ve sefirliði yaðlý kuyruk addettikleri için mesleklerini terketmiþ, Ýttihat ve Terakki sayesinde bugünkü nüfuzlarýna sahip olmuþ kimselerdir. Bu fýrkanýn vasýta-i neþr-i efkârý olan (MÝNBER) gazetesinin bütün neþriyatý kamilen Ýttihat zihniyetiyle malûldür...” diyor.
Makalâtmýn (makalelerinin) bütün esasatý (esaslarý) þahýslara karþý garazkârâne (garazkârlýkla) tecavüzlere (saldýrýlara) hatta iftiralara ibtinâ eden (dayanan, üzerine kurulan, bina edilen) Ali Kemal Bey’in tesvidâtýnda (karalamalarýnda) mantýktan ziyade hissiyât-ý âdiye ve hasise aramak lüzumunu iddia edenlerle beraberim. Bilirim ki sermaye-i muvaffakiyeti halkýmýzýn dedikodu ihtiyacatýný tatmin ve bir kýsým ahali içün maatteessüf gayr-ý kabil-i inkâr bir meyil ve ibtilâ (esef olunur ki inkârý imkânsýz bir gönül verme ve düþkünlük, tiryakilik) teþkil eden þahsiyyât ve levsiyyât (pis þeyler) ile iþtigal (uðraþma) inhimakini (aþýn düþkünlüðünü memnun etmekten ibaret olan mîr-i mûmâ-ileyh (yukarýda adý geçen) benim gibilere de itâle-i lisan (dil uzatma, sövüp sayma) etmekten men-i nefs edemeyecektir. Evet bu hasîsa (karakter) çoktan beri muharririn yazýlarýnda tecelli etmiþ (belirmiþ) ve kendileri için yegâne sýrr-ý muvaffakiyet olmuþtur. Yalnýz þurasýný ihtar etmek isterim ki, firarilerin Ali Kemal Bey’in murat eylediði mânada yâr-ý kadimleri deðilim.
Firarilerden Enver, Cemal, Talat ile Meþrutiyet’in istihsâli gibi mukaddes gayeler için bundan on sene evvel teþrik-i mesaî (iþbirliði) etmiþtim. Sonradan bu zevatýn millet nazarýnda adlarýný kötüye çýkaran icraatlarýna hiçbir suretle katýlmadýðým gibi, Meþrutiyeti hususî çýkarlarýna âlet eyledikleri nazarýmda tahakkuk eder etmez, onlara karþý bugünkü kahramanlar tarafýndan “Velî-yül-na’m Efendimiz” diye hitap edilirken mücadele meydanýna atýlan bendim. Meclis-i Mebusan’da bulunan ikiyüzelli zat huzurunda yaptýðým bu mücadele hiçbir suretle kabil-i setr deðildir (gizlenemez). Bu zevat içinde memlekete en muzýr bir unsur olarak keþfeylediðim Enver’e karþý mücadelem ise bundan pek kadîmdir (eskidir) ve Trablusgarp Muharebesi’ne müsâdifdir (rastlar).
Selânik’de teþrîk-i mesaî (iþbirliði) ettiðim bu zevatýn haysiyetleri ile birlikte þeref-i âcizânemin lekedâr olmamasý için açtýðým bu mücadele sevkiyledir ki 10 Ocak Ýnkýlâp Hükûmeti’ni þiddetle takbih (kýnama) ve kendileriyle kat-ý alâka eylediðimi teblið eylemiþtim.
Bu kat-ý alâkayý müteakip Talat ve elyevm Ýstanbul’da bulunan diðer bir zat o zaman mahal-li memuriyetime gelerek Enver’in badema bu gibi yolsuzluklarýna meydan vermeyeceklerine dair birçok vaad ve vaidlerde bulunmuþlar ve makam-ý teminatta Merkez-i Umumî’ye gelip Kâtib-i Umumî sýfatýyla bilcümle anasýr-ý münevvere arasýnda mümkün olduðu kadar itilâf ve hüsn-ü münasebat tesisine dair olan mesleðimi tatbike mezuniyet vermiþlerdi.
-
-
09.Haziran.2015, 18:53
#10
- Offline
Uye No : 15638
Minber gazetesi’nin baþlýðý
Ancak bu yoldaki faaliyetim ve hatta Ali Kemal Bey ile görüþmüþ olmaklýðým diðer aza arasýnda þiddetli kîlü kah (dedikoduyu, söylentiyi) ve gýyabýmda birçok entrikalarý mucip olarak bilmecburiye Sofya Sefareti’ni kabul ettim. Binaenaleyh sevdiðim askerlik mesleðimi sefaret gibi yaðlý kuyruk arkasýnda bazýlarýnýn sû-i zanný gibi terk etmedim. Bilakis neticesi meçhul bir mücadeleye atýlmak için terk-i meslek ettim. Sofya Sefareti’ne tayinimi icabeden entrikalara vakýf olduktan sonra yani 1915 senesi Mayýs’ýnda istifa eyledim. Bu istifayý ayný senenin Kanun-ý evvelinde (Aralýk’ýnda) tekrar ettim. Ancak 1917 Teþrin-i sânî’sinde (Kasým’ýnda) oradaki vazifeyi terk ile Mebus sýfatýyla yine meydan-ý mücadeleye atýlmaya muvaffak oldum. Bulgaristan ahval-i siyasiyesinin en rakik (ince) zamanlarýnda her neye mal olursa olsun terk-i vazife ettiðimin esbabýný þimdi burada tadat etmek (birer birer saymak, söylemek) istemiyorum.
Þimdi diðer muharrire sorarým: Eðer sefareti yaðlý kuyruk bilmiþ olsaydým, bir kýsým matbuatýn (basýnýn) pek bî-âr ve bî-hayâ (utanmaz ve hayâsýz) bir suretle dalkavukluk etmekten çekinmedikleri Talat - Enver Kabinesi’ne karþý mücadele etmek için sefareti terk eder mi idim? Herhalde bu muharrir yedine böyle bir yaðlý kuyruk geçirmiþ olsaydý hiç þüphe yok pek pespaye (derecesi aþaðý, bayaðý) bir surette temellukatta (yaltaklanmalarda) bulunarak daha yüksek bir makama geçmeðe çalýþacaðý muhakkaktý. Çünkü kendilerinin zihniyeti þu satýrlarda pek belli oluyor: “Memleketin büyük bir tehlikeye yuvarlandýðýný münevver sýnýf pek iyi biliyorlardý. Fakat onlarýn nazarýnda Türkiye nasýl olursa olsun inkýraza (çökmeðe) mahkûmdu. Benaenaleyh ittihatçýlýða dahil olarak ne yaparlarsa kârdý. Ýþte onlar bu zihniyete tâbi oldular.”
Bu satýrlarý yazan ve münevver sýnýftan madud olmasý (sayýlmasý) lâzým gelen muharririn zihniyetine tâbi olmamakla müftehirim.
Þimdi meydaný boþ bulan dalkavuklar istedikleri gibi isnadatta bulunmakta, rast gelene sebb-ü þetm etmekte (sövüp saymakta) pek büyük cesaret gösterdikleri için mahzâ (ancak, yalnýz) bunlarýn arasýna girmemek maksadýyla MÝNBER’de mümkün olan ihtiyat ve teenniden (sakýnma ve dikkatli davranmadan) ayrýlmak istemiyorum. Bunu Ýttihatçý zihniyeti telâkki etmek pek fahiþ bir galat-ý fikr ve fesad-ý ahlâka delâlet eder.
Memleketimizin bu hale gelmesinin esbabý menfaat-i umûmiyeyi herþeyin fevkinde tutan mücadele-i hakikatta ahval-i zamana tâbi olmayarak her nevi tehlikeye karþý cesaret gösteren zevatýn killerinde (azlýðýnda, kýtlýðýnda) ve fýkr-i kanunîyi kendi hevesat-ý þahsiyelerine (þahsî heveslerine) göre uydurmak istidadýnda bulunanlarýn kesretindedir (bolluðundadýr, çokluðundadýr).
-
09.Haziran.2015, 18:55
#11
- Offline
Uye No : 15638
Ben firarileri hiç bir veçhile sahabet (sahip çýkma, koruma, arkalanma, yardým etme) etmedim. Onlarý kaçýrmamak için tevkif etmekten (tutuklamaktan) baþka çare yoktu. Bir mahkemeden sâdýr olmayan (çýkmayan, alýnmayan) bir emirle her kimi olursa olsun tevkif ettirmek (tutuklatmak) hilâf-ý kanundur (kanuna aykýrýdýr, karþýdýr). Bir takým su-i istimalâ-týn (suiistimallerin, kötüye kullanmalarýn) cinayâtýn (cinayetlerin) hilâf-ý kanun (kanuna aykýrý, yalan) olmasý Ali Kemal Bey’in mantýklannca bu tevkif muamelesini (tutuklama iþlemini) muvafýk-ý kanun (kanuna uygun) bulmakta ise, ne ben ne de erbab-ý vukuf ve hukuk buna iþtirak edemeyiz (katýlamayýz).
Muhasýmlarýmýzýn (hasýmlanmýzýn, düþmanlarýmýzýn) kalbgâhýmýza kadar gelerek pek feci ve lerze-bahþ (titreten) hükümleri muvacehesinde bulunduðumuz þu sýrada velev bir müddet için olsun, etrafýmýzdan utanarak, kin ve gayz hislerini teskin etmek, sebb-ü þetm (sövüp sayma) heveslerini zapteylemek istemeyenler, matbuatýmýz ve binaenaleyh milletimiz hakkýnda ecanibin (yabancýlarýn) pek fena hüküm vermesini mucip olmaktadýrlar. Talat ve Enver gibi zevatýn mazarratýný (zararlarýný, ziyanlarýný) nasýl bütün bir millet çekiyorsa matbuat (basýn) namýna birkaç þahsýn irtikap eylediði (kötü iþ iþlediði, rüþvet yediði) bu fenalýklarý korkarým ki hepimiz çekmiþ olmayalým.
Ýþte bu fenalýklara karþý dahi mücadele etmeye vazife bilenlerdeniz. Vâki olacak tecavüzler iftiralar bizi bu maksattan ayýrmayacaktýr. Çünkü nazarýmýzda menfaat-ý umûmiye herþeyin fevkindedir.”
Görüldüðü gibi, Fethi Bey bu cevabýnda kendisinin Enver ve Talat Paþalara karþý olan duygu, düþünce, durum ve tutumunu ayrýntýlarýyla belirtmektedir. Yine MÝNBER’de (Mustafa Kemal Paþa ile Mülakat)13 ve (Ahmed Hulki) imzasý ile Mustafa Kemal Paþa hakkýndaki (Nihüfte Bir Sima) baþlýklý yazý14; MÝNBER’cileri Ýttihatçýlýkla suçlayan ve onlara iftiralar yaðdýran Ali Kemal’in yazdýklarýna15 verilen (Sabah Baþmuharririne) baþlýklý yazýlarda16; imzasýz olmakla beraber Ali Fethi Bey’in yazdýðý kuþkusuz (Tehlike Karþýsýnda)17 v.b. gibi baþmakalelerde; Ýsmail Hami Bey’in (Bir Cürm-ü Meþhud) ve Ali Þükrü Bey’in (Sabah Sermuharriri Ali Kemal Bey’e)18 yazýlarýnda gazete ve mensuplarýnýn Ýttihat ve Terakki liderleri ile izledikleri, uyguladýklarý politikaya karþý bulunduklarýna dair pek çok bilgi ve açýklamalar bulunmaktadýr.
Millet ve vatanýmýzýn büyük tehlikelerle karþý karþýya bulunduðu bu endiþeli dönemde, hükümetleri sert tenkitleriyle uyarmaya ve Ýttihatçýlarýn düþtükleri hatalara düþmemeðe çaðýran MÝNBER’in Enver ve Talat Paþalara olduðu kadar Tevfýk ve Ferid Paþalara karþý da þiddetle muhalefet bayraðý açan bir yayýn yaptýðý sabittir.
Yukarýda andýðýmýz Ahmet Hulki imzalý 18 Kasým 1918’de kaleme alýnmýþ yazý ise, âdeta 19 Mayýs 1919’u haber veren þu gerçekten ilginç cümle ile son bulmaktadýr: “Herhalde istikbâl-i vatan, MUSTAFA KEMAL PAÞA’dan büyük hizmetler beklemekte haklýdýr.”
Camilerde hatibin çýkýp hutbe okuduðu merdivenli kürsünün adý manasýna gelen “MÝNBER”, Ali Fethi Okyar’la Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaklaþa çýkardýklarý bir yayýn organý olarak Millî Mücadele’nin ilk müjdecisi, baþlangýç adýmýdýr. Bize göre MÝNBER, Millî Mücadele ile Ýttihat ve Terakki arasýnda yanlýþ iliþkiler kuran, gerçeðe ters düþen yorumlara kalkýþan yanýlmýþ yerli ve yabancý araþtýrmacýlarý düzeltmeye yarayacak deðerli bir kaynaktýr.
1 Fethi Tevetoðlu: Atatürk’ün Davasýný Yürütmekte tik Aklýna Gelen Arkadaþý: Ali Fethi Okyar, Türk Kültürü, Aðustos 1987, Sayý: 292, ss. 9 - 17. Fethî Tevetoðlu: Ali Fethi Okyar’ýn Günlük Hatýralarý (30 Nisan 1921 - 16 Ekim 1921), Belgeler Türk Tarih Belgeleri Dergisi, Cilt: XII, Sayý: 16, ss. 113-130.
2 Fethî Tevetoðlu: Ali Fethi Okyar’ýn Serbest Fýrka Hatýralarý, Yeni Forum, 1 - 15 Nisan 1988, Cild: 9, Sayý: 206, s. 33-34
3 Minber, 11 Kasým 1918 Pazartesi, Nu. 10, s. 2
4 Minber, 14 Kasým 1918 Cuma, Nu. 13, s. 2
5 Falih Rýfký Atay, Çankaya, Ýstanbul 1969, s. 158 – 159
6 Dr. Fethi Tevetoðlu: a.g.m., s. 119
7 Minber, 2 Kasým 1918 Cumartesi, Nu. 2, s. 1
8 Minber, 5 Kasým 1918 Salý, Nu. 5, s. 2
9 Minber, 6 Kasým 1918 Çarþamba, Nu. 5, s. 1
10 Sabah, 6 Kasým 1918 Çarþamba, Nu. 10405, s. 11 Minber, 7 Kasým 1918 Perþembe, Nu. 7, s. 1
12 Ali Fethi: Fethi Bey’in Cevabý, Minber, 30 Kasým 1918 Cumartesi, Nu. 29, s. 1
13 Minber, 17 Kasým 1918 Pazar, Nu. 16, s. 1 ve 2
14 Ahmed Hulki: Nihüfte Bir Sîmâ, Minber, 19 Kasým 1918 Salý, Nu. 18, s. 1
15 Ali Kemal: Ocak ve Ocaklýlar, Sabah, 1 Aralýk 1918 Pazar, Nu. 10431, s. 1
16 Minber, 12 Aralýk 1918 Perþenbe, Nu. 41, s. 1
17 Minber, 14 Aralýk 1918 Cumartesi, Nu. 43, s. 1
18 Minber, 15 Aralýk 1918 Pazar, Nu. 44, s. 1
Fethi Tevetoðlu
Kaynak: ATATÜRK ARAÞTIRMA MERKEZÝ DERGÝSÝ, Sayý 13, Cilt V, Kasým 1988
-
09.Haziran.2015, 18:56
#12
- Offline
Uye No : 15638
III
ÝRADE-Ý MÝLLÝYE GAZETESÝ
Anadolu’da baþlayan kurtuluþ hareketinin yayýn organý olan “Ýrade-i Milliye” Mustafa Kemal’in çalýþmalarý sonucunda Sivas’ta çýkmýþtý. Sivas Valisi Elhaç Ahmet Ýzzet Paþa tarafýndan 1878 yýlýnda tesis edilen vilayet matbaasý1 milli mücadele döneminin ilk gazetesi olan Ýrade-i Milliye’nin basým yeri oluyordu. Basýnýn önemini çok iyi bilen Mustafa Kemal, henüz Sivas Kongresi’nin toplandýðý ilk günkü oturumda bu konuyu ele almýþtý. Ýsmail Hami Bey “... efendim, bendeniz hem yakýnda neþredilecek gazetemizde (Ýrade-i Milliye) meþgul olacaðým...”2 diyordu. Bu konu, diðer günler araya önemli konularýn girmesi üzerine böylece kapanmýþtý. Nihayet 11 Eylül’de Rauf Bey, “propaganda için bir gazete çýkarýlacaktý. Arkadaþlarýmýzdan bir heyet bazý evrakýmýzýn neþri ve yazýlar yazýlmasýyla meþgul olmalýdýr, kongre daðýldýktan sonra herkes hususi iþleriyle meþgul olur, bunu þimdiden halletmelidir”3 diyordu.
Mustafa Kemal’de 11 Eylül’de Sivas Kongresi sona ererken bu önemli silahtan mahrum olunduðunu görüyordu. Kongre azalarýndan Sivas’ýn emektar muallimi Rasim Bey’e baþvurarak:
“— Bir gazete çýkaracaðým. Mesul müdürlüðünü üzerine alacak itimada þayan biri lâzým.”4
Rasim Bey de, derhal araþtýrmaya baþlayarak, öðrencilerinden yirmi iki yaþýndaki Selahattin Bey’i bulmuþ, güvendiði bu gence teklifini yapmýþtý. Selahattin Bey o günleri þöyle anlatmaktadýr: “Atatürk, kendisiyle temasý olan zevata Sivas’ta bir gazete çýkarmak kararýnda olduklarýný ve bunun içinde bir münasib kimsenin kendisine tanýtýlmasýný emretmiþler... Hemþehrilerim bu zata beni münasib görerek arzettiler ve Sivas Kongresi’nin naþiri efkarý olmak üzere bir gazetenin çýkarýlmasý ve imtiyazýnýn adýma alýnmasýný Büyük Ata bana emrettiler... Derhal mahalli hükümete müracaat ettim. Ýhtidamýzý tahkikat bahanesiyle geciktiriyorlardý... Nihayet Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin beyannamesinin muamelesi ikmal edilirken bir yandan da bizim imtiyazýmýzý verdiler.
Gazetenin ebadý 30X50 santimetre geniþliðinde dört sayfadan ibaretti. Baþlýðý da, elde mevcut harflerin en büyüðü ile dizilmiþti...”5
-
09.Haziran.2015, 18:58
#13
- Offline
Uye No : 15638
Bir kliþe yaptýrmak mümkün olmadýðýndan 36 punto nesih harflerle “Ýrade-i Milliye” adý dizilmiþti. Gazetenin þekil ve sütunlarýnýn durumu sermürettip Mahmut Efendi tarafýndan yapýlýyordu.6 Sivas Vilayet matbaasýnda bulunan baský makinasý meþrutiyet döneminde getirilmiþti. Anadolu’daki pek çok köhne makina gibi bu da kolla çevriliyordu. Matbaada bu köhne makina yanýnda iki kasa harf ve iki mürettib vardý. Vilayet matbaa müdürü Abdülkadir yanýnda, baþ mürettip Mahmut ve ikinci mürettip Nadir Efendi’lerden oluþan üç kiþinin çalýþmasý sonucu kol dönmüþ ilk nüsha çýkmýþtý. “... Mustafa Kemal’in yaveri Ruhi Bey, daha mürekkebi yaþ gazeteyi alarak, koridorun hemen ötesindeki bir odaya girmiþti. Vilayet matbaasýnýn bulunduðu binanýn saðý mürettiphane, makine dairesi, solu da, idarehane idi. Baþka yer bulunamamýþ; Sivas Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin merkezi bu idarehanenin bir odasýna yerleþmiþti... Mustafa Kemal de, sýk sýk buraya gelirdi. Ýrade-i Milliye’nin ilk nüshasýna þöyle bir göz gezdirdiðinde caný da sýkýlmamýþ deðildi. Bir prensip kararý vardý: Gazetede imzalý yazý yok. Buna raðmen verdiði direktifle yazýlmýþ yazýnýn altýnda koca bir imza duruyordu: Ýsmail Hami.”7
“Harekât-ý Milliye’nin Esbabý” adlý yazýyý Mustafa Kemal’den aldýðý direktif üzerine yazan, Ýstanbul delegesi olarak kongreye katýlan ve ayný zamanda bir gazeteci olan Ýsmail Hami idi. 14 Eylül 1919 da dört sayfa halinde çýkan Ýrade-i Milliye gazetesinin bu ilk sayýda bu yazýdan baþka, kongre haberleri, Mustafa Kemal Paþa’nýn kongreyi açýþ nutku, kongrenin Padiþah’a çektiði tel, millete hitab eden beyanname, Mustafa Kemal’in Mayýs ayýnda Havza’dan Padiþah’a yolladýðý telgraf ve pek çok önemli yazý yer alýyordu.
Gazete, ilk zamanlarda baský bakýmýndan pek çok sýkýntýya uðramýþtý. Bunlar malzeme olduðu kadar, özellikle iki çalýþaný olan Mahmut ve Nadir Efendi’lerin korkutulmasýydý. “... bu iki çalýþkan mürettibi bazý fesatçýlar ve bozguncular korkutmuþlar... demiþler ki :
— Padiþah’a isyan mahiyetinde yazýlar ile dolu olan Ýrade-i Milliye gazetesini çýkaranlarla beraber mürettipleri de ipe çekecekler...”
Bunun üzerine elleri iþten soðuyan bu mürettipleri, müdür Abdülkadir ve Selahattin, aydýnlatarak durumun böyle olmadýðýný ve “... tuttuðumuz ve takip ettiðimiz bu yoldan baþka vatanýn kurtuluþ yolu yoktur. Eðer vatan kurtulmazsa ne matbaa kalýr, ne mürettip... Sizler millet yolunda birer kahraman iþçilersiniz. Kahramanlar ne menfaat ve ne de korku bilmezler...”8 diyerek çalýþmalarýný temin etmiþlerdi. Eðer bu iki mürettip iþten çekilseydiler, Ýrade-i Milliye gazetesinin neþriyatý uzun süre aksayacaktý.
Ýlk devrede bin kadar nüsha çýkarýlan Ýrade-i Milliye gazetesine yurdun her tarafýndan telgraf ve mektuplarla abone talebleri ve tebrikler geldi. Bunun üzerine baský sayýsý gittikçe arttýrýldý. Birinci ve ikinci nüshalarda sürüm tahmin edilemiyeceði için ve bir de bir vilayet matbaasýnda hayli fazla basýlmasý mübalaðalý göründüðü için az basýlmýþtý. Yapýlan müracaatlar bunun yetmediðini gösterdiði gibi, günü geçmiþ nüshalarý yirmi deðil, ikiyüz kuruþa dahi arayanlar vardý. Özellikle Ýstanbul’dan çok isteniyordu. 9
-
09.Haziran.2015, 19:00
#14
- Offline
Uye No : 15638
Çýkan nüshalarýn önemli bir kýsmý propaganda için her tarafa, Müdafaa-i Hukuk Cemiyet’lerine, belediyelere, diðer cemiyet ve halk birliklerine gönderiliyordu. Ýþgal altýndaki yerlerde uygulanan sansür, gazetenin buralara gitmesini engellediði için nafia baþmühendisliði, maarif ve ziraat ve evkaf müdürlükleri gibi resmi damgalý zarflar içine koyarak yollama yolu benimsendi. Çünkü, Ýstanbul telgrafhanesi almýþ olduðu emir üzerine Sivas Kongresi’nin þehir postahanesinden yollamaya çalýþtýðý telgraflarý dahi kabul etmiyordu. Onun için þüphe çekmeyecek bir yol düþünülmüþ ve bu yol bulunarak vilayetin Nafia, Ziraat ve Baytar dairelerinin mühürlü zarflarý içinde Anadolu ihtilalinin lideri Mustafa Kemal Paþa’nýn gazetesi istenilen yere gönderilebilmiþti.
O günlerde Sivas Ziraat Çiftlik Mektebi Müdürü olan Süleyman Fahri: “bir gün Heyet-i Temsiliye, bir tamimle Ýstanbul’la resmi muhaberesi olan dairelerden elliþer adet baþlýklý resmî zarf istedi. Ben de, “Sivas Ziraat Çiftlik Mektebi” baþlýklý zarflardan elli tane verdim. Bunlarýn ne olacaðýný bilmiyordum. Fakat günün birinde Ýstanbul’daki “Halkalý Ziraat Mektebi Âlisi” müdürü Nazým Bey’den bir mektup aldým. Kendisine gönderdiðim Ýrade-i Milliye gazetesine teþekkür ediyordu. O zaman bu zarflar ile Ýstanbul’a Ýrade-i Milliye gazetesinin gönderildiðini anladým.”10
Bu gazetenin bir nüshasýný ele geçiren Ýngiliz’ler Bâb-ý Âli’ye gelerek protesto vermiþlerdi. Üstelik kendilerinin Merzifon ve Samsun’u boþaltmalarýndan sonra Sivas halkýnýn “Kahrolsun Ýþgal.” diye baðýrdýðýný ve bunu Ýrade-i Milliye gazetesinin dahi yazdýðýný belirtmiþlerdi. Dahiliye Nazýn Damat Þefik Paþada, Sivas Valisi’ne gönderdiði telgrafta “Kahrolsun iþgal.” diye baðýrýldýðýný, bu gazetenin yazmasýndan þikayet ediyor, bu gibi neþriyatýn önlenmesini istiyordu.
Osmanlý devletinin malý ve onun kontrolü altýnda bulunan, bulunmasý gereken Sivas Vilayet matbaasý bunlarý dinlemeyerek çalýþmalarýna devam ediyor, altmýþlýk mürettip Nadir Efendi kendisine verilen yazýlan diziyordu. Yine böyle bir gün tezgah üzerinde duran kaðýda iyice eðilmiþ, okumuþ, bir daha okumuþtu:
“— Allah, Allah. Bakalým. Yanlýþ mý, nedir?” Hemen matbaa müdürü Abdülkadir Bey’i bularak,
“— Baksana þuraya.. “Hain Ferit” mi diyor? Bu, bizim sadrazam Damat Ferit Paþa olmaya?”
“— Evet. Sadrazam Damat Ferit için söylüyor.”
Osmanlý devletinin bir vilayetinde, hem de Vilayet matbaasýnda Sadrazam için “haindir” diyen bir yazý nasýl dizilirdi? Bunu dizenin baþýna neler gelmezdi? Ýhtiyar mürettibin aklý bir türlü bunu almýyordu. Matbaanýn genç müdürü onu iknaya çalýþmýþtý:
“— Bunu Mustafa Kemal Paþa yazdýrmýþ, sen korkma, dizmeye bak.” Nadir Efendi yine de elleri titreyerek yazýyý dizip tamamlayabilmiþti.12
-
09.Haziran.2015, 19:01
#15
- Offline
Uye No : 15638
Ýrade-i Milliye, Heyet-i Temsiliye’nin Sivas’ta bulunduðu müddet zarfýnda 19 sayý kadar çýktý. Bunlarda Ulusal Baðýmsýzlýk Savaþý ile ilgili bilgiler, Mustafa Kemal Paþa’nýn bildirileri, Heyet-i Temsiliye’nin kararlarý ve çeþitli yazýlar yer alýyordu. Ýrade-i Milliye’nin ne olduðu, niçin baðýmsýzlýk savaþýna giriþildiði, neler yapýldýðý, memleketin neden bu duruma düþtüðü, þu andaki durum, kamuoyuna bu gazete vasýtasý ile duyurulmaktaydý.
Mustafa Kemal, Heyet-i Temsiliye ile birlikte Ýrade-i Milliye’yi de Ankara’ya ***ürmek istemiþti. Fakat Sivas ileri gelenleri “Ýrade-i Milliye Sivas’ta intiþara baþlamakla bu memlekete tarihî bir þeref vermiþtir, biz bu yüksek þerefi memleketde ebedileþtirmek istiyoruz. Gazetenizi bize baðýþlayýnýz. Ayný maksad uðrunda bu ýþýðý burada devam ettirelim”13 dediler. Mustafa Kemal de, bu isteðe uyarak gazeteyi Sivas’ta býraktý.
Önceleri haftada bir defa çýkan gazete sonralarý haftada iki ve daha sonra da günlük olarak çýkmaya baþladý. Fakat, Mustafa Kemal’in Ankara’ya hareketinden sonra gazete Mustafa Kemal’in kontrolünden de uzak kaldýðý için bazý istek ve yakýnmalara neden oldu. Ýrade-i Milliye hakkýndaki yakýnmalar kýsa sürede Mustafa Kemal’e iletilmiþti. Nitekim Niðde’deki II. Fýrka Komutaný Mümtaz Bey, 30 Ocak 1920’de Mustafa Kemal Paþa’ya çektiði þifre telde, Sivas’ta yayýnlamakta olan Ýrade-i Milliye gazetesi adýna abone olan kiþilerin, abone bedeli olan ikibinaltmýþ kuruþu 8 Aralýk 1919 da Sivas’taki Ýrade-i Milliye Gazetesi Müdürlüðüne gönderildiðini, ama bu gazetenin kendilerine yollanmadýðýný, artýk bu gazete yönetimine itimadý olmadýðýný, bu yüzden de abone kaydýnýn baþarýlý olamýyacaðýný belirtmekteydi. Mustafa Kemal Paþa, Sivas Heyet-i Merkeziyesine 15 Ocak 1920 de yazdýðý bir yazýda Ýrade-i Milliye Gazetesinin abonelere sürekli gönderilmesi gerektiðini hatýrlatmýþtý. Mustafa Kemal Ankara’da olmasýna raðmen, bu yakýnmalarla yakýndan ilgilenmiþ Ulusal Baðýmsýzlýk Savaþý’nýn önemli yayýn organlarýndan biri olan Ýrade-i Milliye’nin her yere ulaþmasýný saðlamak amacýyla gerekli giriþimlerde bulunmuþtu.14
Ýrade-i Milliye Gazetesi 1922 yýlý sonuna kadar üç yýl Sivas’ta çýkmaya devam etti. Yalnýz bölücülüðe kayan ve ayný zamanda þahsi çekiþmelere giden guruplardan birinin aleti oldu. Ankara’da “Hakimiyet-i Milliye” çýkmaya baþlayýnca da her geçen gün daha da söndü. Ýstiklal mahkemesince mahkum edilen Halis Turgut’un, müdür-ü mesul olduðu dönemde iki defa kapatýldý. 1921 yýlýnýn Þubat baþýndaki kapanýþý iki buçuk ay devam etti. “... nihayet vilayet matbaasýnda gazetenin basýlmasý imkaný olmadý ve yeni bir matbaa açmaða da malî kudretim müsait olmayýnca gazeteyi kapadým. Sonralarý memuriyetle taþrada iken matbaanýn içindeki mevcut nüshalarla birlikte yandýðýný esefle öðrendim.”15
Ýrade-i Milliye’nin kapanmasý ile diðer bir gurubun sözcülüðünü yapmak üzere Gaye-i Milliye gazetesi, 2 Mart 1921 de çýkmaya baþladý. Milli Mücadele’nin en buhranlý günlerinde Sivas halký ikiye ayrýlmýþ ve bu gazetelerde bu ikiliði körükleyici neþriyat yapýyorlardý. Halis Turgut’un idaresi altýnda olan Ýrade-i Milliye özellikle Büyük Taarruz’dan altý ay önce bölücü faaliyetlerini þiddetlendirmiþ, 1922 ilkbaharýndaki belediye seçimlerinde þahsi kavgalara daha da baðlanmýþtý. Son nüshasýnýn ne zaman çýktýðý ve kapandýðý bilinmemektedir. 1922’nin Mart ayýnda son nüshasýnýn çýktýðý tahmin olunuyor.16 Bugün Ankara’da Türk Ýnkýlap Tarihi Enstitüsü’nde 1-42 sayýlar, ayrýca Baþbakanlýk Basýn Yayýn Genel Müdürlüðü kitaplýðýnda da 1-42 sayýlar bulunmaktadýr.17 Sivas Ýl Kültür Müdürlüðü de, bu gazetelerin günümüz Türkçesine çevrilmesi ve bilim dünyasýna kazandýrýlmasý konusunda uðraþ vermektedir.
-
09.Haziran.2015, 19:03
#16
- Offline
Uye No : 15638
1 “1973 Sivas Ýl Yýllýðý”, Önder Matbaa, Ankara, 173, ss. 197-198,
2 Uluð Ýðdemir, “Sivas Kongresi Tutanaklarý” Tarih Kurumu Basýmevi, Ankara, 1969, s. 1.
3 Ýðdemir, a.g.e., s. 2.
4 Ömer Sami Coþar, “Milli Mücadele Basýný”, Gazeteciler Cemiyeti Yayýný, No 5 (tarihsiz), s. 113.
5 Selahattin Ulusalerk, “Ulus, 14.9.1941”, s. 5.
6 Abdülkadir Sansözen, “Ulus, 14.9.1941”, s. 5.
7 Coþar, a.g.e., s. 114.
8 Ulusalerk, a.g.e., s. 5.
9 Sansözen, a.g.e., s. 5
10 Mahmut Goloðlu, “Sivas Kongresi”, Baþnur Matbaasý, Ankara, 1969, s. 254.
11 Coþar, a.g.e., s. 115-118.
12 Coþar, a.g.e., s. 112-113.
13 Sansözen, a.g.e., s. 5.
14 Yücel Özkaya, “Milli Mücadele Baþlangýcýnda Basýn ve Mustafa Kemal Paþa’nýn Basýnla Ýliþkileri”, Atatürk Araþtýrma Merkezi Dergisi, cilt 1, sayý 1, Türk Tarih Kurumu Basýmevi, Ankara 1984, ss. 903-904; Yücel Özkaya, “Milli Mücadele’de Atatürk ve Basýn”, (1919-1921) Türk Tarih Kurumu Basýmevi, Ankara, 1989, ss. 60-61.
15 Ulusalerk, a.g.e., s. 5.
16 Coþar, a.g.e., s. 118 - Enver Behnan Þapolyo, “Türk Gazetecilik Tarihi ve Her Yönü ile Basýn”, Güven Matbaasý, Ankara, 1969, s. 192. Halis Turgut daha sonra Ýzmir Suikasti nedeniyle idam edilmiþtir.
17 Ýzzet Öztoprak, “Kurtuluþ Savaþýnda Türk Basýný”, Türkiye Ýþ Bankasý Kültür Yayýnlarý No 230, Ankara, 1981, s. 385.
Hüseyin Yýldýrým
Kaynak: ATATÜRK ARAÞTIRMA MERKEZÝ DERGÝSÝ, Sayý 23, Cilt: VIII, Mart 1992
Konu Bilgileri
Bu Konuya Gözatan Kullanýcýlar
Þu an 1 kullanýcý var. (0 üye ve 1 konuk)
Benzer Konular
-
Mustafa Kemal ATATÜRK forum içinde, yazan Dadaloglu
Yorum: 9
Son Mesaj: 08.Haziran.2015, 17:03
-
Mustafa Kemal ATATÜRK forum içinde, yazan marem
Yorum: 1
Son Mesaj: 27.Mart.2015, 01:18
-
Manidar sözler forum içinde, yazan Dadaloglu
Yorum: 0
Son Mesaj: 25.Mart.2015, 17:10
-
Mustafa Kemal ATATÜRK forum içinde, yazan Dadaloglu
Yorum: 0
Son Mesaj: 11.Þubat.2015, 19:07
-
Mustafa Kemal ATATÜRK forum içinde, yazan megaxxy
Yorum: 0
Son Mesaj: 11.Ocak.2015, 21:17
Bu Konudaki Etiketler
Yetkileriniz
- Konu Acma Yetkiniz Yok
- Cevap Yazma Yetkiniz Yok
- Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
- Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
-
Forum Kurallarý